* Falling Images, MySpace Codes, MySpace Layouts, MySpace Glitter Graphics from Dolliecrave.com * Hakka Doğru Yürürken - Blogcu



Hakka Doğru Yürürken

18/5/2006 - AŞKIN BİZİM İÇİMİZDE EY RASUL

 

 

 

     GÜLLERİN SOLMADIĞI YERDE

     AŞKIN KOPMADIGI YERDE

     SEVGİNİN BİTMEDİĞİ YERDE

     SEN VARSIN EY RASUL

 

     GÜLLERİ SEVERSİN BİLİRİZ

     AŞKIDA SEVERSİN BİLİRİZ

     NAMAZIDA SEVERSİN BİLİRİZ

     SENİN NURUN YETER EY RASUL

 

     SENİN AŞKINLA YANARIZ

     SENİN SEVGİNLE YAŞİARIZ

     SENİN O GÜZEL GÜL KOKUNLA KOKARSIN

     EY RASUL SENİN VARLIĞIN YETER BİZE 

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/5/2006 - GÜLLER

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/4/2006 - aşk

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/4/2006 - Peygamber efendimize (sav)

 

 

 

 

Peygambere mektup yazsam
Ellerim hiç bu kadar titrememişti efendim.
Kütüphanedeki hiçbir kitabı tanımıyorum seni düşününce, kitaplarıma kaldığım
yerden devam edemiyorum.
Fikri tartışmalarda savunacağım düşünceleri bile savunamıyorum.
Sonu izmle biten düşüncelerin yozluğunu umursamıyorum.
Kesip biçenlere, atıp tutanlara, entelektüel dergahın içinde, tanrı kabul
ettikleri bilimin savrukluğuna aldırmıyorum.
Sen olsaydın diyorum, tartşılmazdı kavramlar, uzlaşırdık her konuda...
Demogoji yaparak kutsanan beyinlerce, iteklenen herşey biterdi.
İlmini alır haddimizi bilirdik.
Azıcık susardık, sen olsaydın burnumuzun dikine gitmezdik.
Aklımıza esen havayla, ağzımıza geleni söylemezdik. Sen olsaydın, kendimizin bir
karşılığı olurdu.
Sen olsaydın bildiğimizi bilirdik.
En çok satan kitapları okuyarak, kendimizi bir bilen ilan etmezdik.
Kelimeleri israf etmezdik, matematiği kutsamazdık.
Dar düşünüp çıkar yol bulamamaktan yakınmazdık.
Her el sıkıştığımız düşünce karşısında, benliğimizin sömürülmesine izin
vermezdik.
Dilimizi başkalarının diline çevirmezdik.
Sen olsaydın şiir yazılmazdı ve köşe yazılarının kapanırdı  köşeleri.
Fizik yasalarını mutlak aklın yarasaları haline dönüştürenlerin,kesilirdi
dönüşümleri.
Sırf konuşmak olsun diye, harf sırasına göre boşluğa düşmezdik.
Sen değdiğinde bize biz sana değen olurduk ve sana erişirdik, sen bizleri
ertelemezdin,
sana danışan ümmetini geri çevirmezdin.
Açıklardın, anlatırdın, aklımıza su serper bizleri endişe tuzağına düşüren
düşünce sahiplerine kendini siper ederdin.
Sen olsaydın Uhudu, Bediri, Hudeybiyeyi yaşardık.
Ve bütün bunlar karşısında, kimse bize hikaye anlatmazdı.
Akılcıların, çoğulcuların, liberallerin, demokratların, milliyetçilerin,
sosyalistlerin kelimeleri silinirdi kendi akıllarından.
Yabancı düşünürlerin, epikilüstlerin, stoisyenlerin, hedonistlerin
söyledikleriyle fikir hamallığı yapmazdık, sen olsaydın sana yaslanırdı
akıllarımız ve seni bilirdik sadece.
Sen olsaydın bozguna uğramakla yenilmek arasındaki çizgiyi hatırlar ve
yenilgiyle sonlanan fikri mücadelemizi bile  hayra yorar bize Uhudu
hatırlatırdın.
Şimdi ellerim titriyor efendim o çok bildiğim sandığım bütün bilimler kırışıyor
senin bir zerre ilmin karşısında.
Şimdi aklın sarsılıyor efendim, düşüncelerim susmakta, sana ve senin kullandığın
küçük bir virgülü bile fikrinin bağrına basıyor ve bastıkça parçalanıyor, dahada
küçük parçalara ayrılıyor dünyanın atomları.
Şimdi sadece sen olsaydın, ve bizde sadece sussaydık. Konu sıkıntısı çeken dar
beyinlerin sana koştuğunu görseydik, bilimlerini ilminle kıyaslayanların susup
seni dinlediklerini görebilseydik.
Ve seni bize gönderen Allah a seninle şükretseydik,.
Şimdi sen olsaydın, dili tutulurdu dünyanın, eli ayağı birbirine dolaşırdı
denklemlerin, parabollerin...
Şimdi sen olsaydın sadece sen olurdu kainat...

Fani dünyamıza şeref verdin, onu anlamlandırdın, doğrusu sana doyamadık efendim.
Seni sevdik ve her zaman özlemini büyüttük yüreğimizde, seni sevmeyi ve
özlemeyide ibadet bildik, seni hiçbir zaman unutmayacağız.
Efendim taptaze bir haberdir gelişin, iyiki geldin, hoş geldin.
Kutlu doğumunun yıldönümünde seni rahmetle , minnetle anıyoruz.

Y

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/4/2006 - GÜNAYDIN

 

Anlatıldığına göre, bir köyün yüksekçe bir tepesinde, çocukların pek sevdiği bilge bir ihtiyar yaşarmış. Bilge ihtiyar çocukların her sorusunu ciddiye  alır ve mutlaka doğru bir cevap verirmiş. Bir gün iki çocuk, yaşlı bilgeye hiç bilmeyeceği bir soru sormak istemişler. Küçük bir kuş yakalayıp tepeye doğru yürümeye başlamışlar.Yaşlı bilgenin yanına gelince, çocuklardan biri kuşu avuçlayıp arkasına gizlemiş ve sormuş:

 

     "Bil bakalım,elimdeki kuş canlı mı, ölümü?"

     

Bilge gözünü çocukların gözlerinde gezdirmiş bir süre....Uzunca bir sessizlik olmuş....Öyle ki, çocuklar ilk defa yaşlı bilgeyi, zorladıklarını düşünmeye başlayıp mutlulukla tebessüm etmişler. Sonunda derin bir nefes almış yaşlı bilge ve soruyu soran çocuğa dönmüş:

 

      "Bu sorunun cevabı senin elinde! Avucundaki kuşun canlı olduğunu söylersem, onu sıkıp öldüreceksin. Ölü olduğunu söylersem ellerini açacaksın ve kuş özgürlüğe kavuşacak."

 

 

           *İşte o iki çocuk biziz.

             Bir gururla bilge adamın önündeyiz..

            Avucumuzda çırpınan yüreğimiz....*

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Senin Olmayı İsterdim

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Arkadaşlarım

yolcuhsyn
elmasbalim
* ********************************************

...ZELYOT....
<


Habervakti.com

  • İsveççe artık 29 harfli

  • 1 puan taktiği

  • 3 PKK'lı ölü,1 er şehid

  • ''Bademcik iltihabı küçümsenmemeli"

  • Papaz’ın sinsi oyunu

  • Irak'ta saldırılar sürüyor: 6 ölü, 11 yaralı

  • Yargıya topyekûn gözdağı

  • İsrail askerleri bir Filistinliyi öldürdü

  • Altın ihracatında değerden kazandık

  • Cumhuriyeti demokratik yapamadık

  • Menemen`de hemzemin geçitte kaza: 5 ölü

  • İller Bankası İlbank oluyor

  • Irak, işkenceli acık hava hapishanesi

  • “İhlâs, âhirete inanmanın alâmetidir”

  • Uzayda AY-YILDIZ

  • Kutlu Doğum’da Hz. Peygamber’e özel sayı

  • Talabani: Sınır ötesi operasyon istemiyoruz

  • İstanbul'da 5 kişiden birinin arabası var

  • Demokrasi manifestosu

  • Erdoğan iş başı yapıyor